Kültüre Kredi

TİYATRO camiasının bugünkü durumunu yansıtan KÖŞE YAZARI bulamıyorum bugünlerde.Öylesine büyük konularla uğraşıyorlar ki ….
Evet,ne yazık ki Tiyatrolarımızın son durumlarını çok açık duyan,bilen köşe yazarlarımız hiç mi hiç değinmiyorlar bu – YARINLARA YÖNELİK – felakete.
Evet,onların çözeceği o denli çok olay var ki..
O denli çok olayın KÜLTÜRLE, kültürel yükselişin birinci ayağı olan TİYATRO ile çözümleneceğini bir anlasalar.
Hep söylüyorum:
‘’Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür.’’demiş Atatürk ve eklemiş ‘’Kültür,okumak,anlamak,görebilmek,görebildiğinden anlam çıkarmak,ders almak,düşünmek,zekayı terbiye etmektir.’’
Ve o nedenle kurdurmuş HALK EVLERİNİ…
Emirle kapatılan Halk Evlerini.
Kültür’ü durdurma adına işlenen ilk ‘’cinayet’’
Her şey konuşuluyor bugünlerde. Her şey. Ama eleştirilen O her şeyin nedenleri, alt yapı eksikleri konuşulmuyor.
Bugünlerde kim hazırlayacak insanlarımızı o alt yapıya?
Eğitim Kurumları yıllardır ‘’müfredat’’ kıskacına takılmış.
Bu kıskacı kırmak için ne yapmalı? Neden yararlanmalı?
Elde kalan tek şey ‘’roman ’’ ve ‘’tiyatro’’ sanatları.
Roman okuyucusunun sayısı belli, geriye Tiyatro kalıyor.
Ödenekli Devlet Tiyatroları – her şeye rağmen-yıllardır ülkemizin her noktasında görevini yerine getirmektedir.
Ama yapımlarında her yönüyle uğraş veren Özel Tiyatrolar?
Ayrıcalıksız hepsi büyük bir ekonomik kriz yaşamaktadır. Hatta ‘’ben iyi oyun yapıyorum,dolu oynuyorum’’ demesine rağmen en büyük devlet desteği almak için en önde koşan DUAYEN!bile.
Televizyon kahramanlığı sayesinde ‘’seyirci sıkıntısı olmadığını söyleyenlere’’inanmayın. Onlar adları manşetlere çıksın diye yandaşlarını bile harcamaya kalkarlar bir anda.Görüyoruz.
Tiyatro seyircisi yok şu anda…
Televizyon tutkunu oldular ya da bu tutkuya teslim olan bazı Tiyatroların dizilere eş değer oyunlar sunmaya çalışmaları nedeni ile evlerine kapandılar.
Ama inanıyoruz gerçek seyircinin geri döneceğine.
Bu geçici döneme dayanmak gerek.
Nasıl?
Sponsorlar ‘’seyircisi olmayan kuruluşlara neden destek verelim’’diyorlar ve uzak kalıyorlar.
Oysa TİYATRO Kültürü ile bilinçlenen Toplumun onların çalışma ve tüketme alanlarına nasıl yansıyacağını bir anlasalar.
Devlet desteğine gelince …. Değindiğimiz gibi , yapılan yanlışlar ve desteğin miktarı herkesin gözünün önünde.


Bu yanlışlar ancak ve ancak kurulacak bir ‘’ SANAT DANIŞMANLIĞI KURULU’’ile düzenlenebilir. Bu da ayrı bir konu. Dört dörtlük nasıl kurulur?
Devletçe Kültüre yapılan yatırım gübreye yapılan yatırımın kaçta kaçı.
En azından ‘’şans oyunlarından’’gelecek yüzdelerle bir ‘’kaynak havuz’’oluşturulamaz mı?
Gelelim esasa….Turizm’e ‘’teşvik kredisi’’var,ihracata var,otele ya da benzeri yapılara var…
NEDEN ‘’KÜLTÜREL ETKİNLİKLERE’’ TEŞVİK KREDİSİ YOK?
Hibe istenmiyor. Uzun vadeli,düşük faizli ‘’kültüre teşvik kredisi’’var edilebilse yayıncılardan yapımcılara kadar herkes bir OH çeker.
AB arifesinde Tiyatroların kapanması hiç de iç açıcı değil.
Bankaların ‘’ticari kredisi’’tam ticaret kafası ile hazırlanmış, oysa ‘’KÜLTÜRE KREDİ’’çok şey değiştirir ülkede…
Eğer değişmesi isteniyorsa ……..
Çünkü o zaman , kendilerini kültürel etkinliklere adamış , O İnsanlar eskiden olduğu gibi,yine her yönleriyle,ağırlıklarını koyacaklar ülkenin gidişatına.
Kimin nerde,ne zaman hangi görevlerde olması gerektiğini Topluma öylesine açıklarlar ki ….
Eskiden olduğu gibi ….